Ele Avuca Sığan Teknoloji
14 Mart 2019 Perşembe
18 Nisan 2015 Cumartesi
30 Ocak 2015 Cuma
Türkiye'nin Beklediği Akıllı Telefon ODISU Nova X70
2 Yıl Distribütör Garantili
Türkiye'nin 7 Bölgesine Ücretsiz Kargo
2 Adet Ekran koruyucu + Orijinal Kapaklı Kılıf + 2 Silikon Ped Hediye!
2 Yıl Distribütör Garantili
Türkiye'nin 7 Bölgesine Ücretsiz Kargo
2 Adet Ekran koruyucu + Orijinal Kapaklı Kılıf + 2 Silikon Ped Hediye!
23 Ocak 2015 Cuma
TÜRKİYE'NİN İLK ÇİFT HATLI AKILLI TELEFONU ODİSU NOVA
Aralık ayında satışa başlayan bu cep telefonları bir yeniliği ilk dikkatimi çekti çift hatlı olması parmak izi okuyucu özelliği gibi farklılıklarıyla siteyi incelememi sağladı fiyatları bakımından da oldukça uygun olması telefonu incelmeye değer kılıyor .

10 Şubat 2014 Pazartesi
Aşkın dijital hali
Bilgisayarlarla olan samimiyetimiz ve teknolojinin kısa sürede hızla ilerlemesi, yakın bir gelecekte insan-bilgisayar çiftleri görüp “dijital aşkı” yaşayacağımıza mı işaret ediyor?
Hayatı başka biriyle paylaşmanın insan vücuduna ve psikolojisine iyi bir etkisi olduğu kesin. Vücudun adrenalin seviyesi yükseliyor, feromon hormonu salgılanıyor, mutlu oluyorsunuz. Âşık olmak toplumun kabullendiği bir delilik şekli olarak da görülebilir.
Bunu da kabullendik. Peki teknolojiyle karışık “21’inci yüzyıl aşkı” nasıl bir hal alacak?
İyi ve kötü yönleri
Seks ve ilişki uzmanı Amerikalı Robert Weiss, insan-bilgisayar çiftlerin özellikle teknolojiye takıntılı bir neslin arasında yaygın olacağını ve belki de bunun normal karşılanacağını söylüyor. Delilikleaşk arasındaki ince çizginin aşılması da uzmanlar tarafından çok uzak görünmüyor. Zaten porno filmler ve akıllı telefon uygulamalarıyla kilometrelerce uzaktan kontrol edilebilen ürünler, “sanal cinselliğin” çoktan başladığının kanıtı. Yeni neslin “dijital aşk” dediği kavram bu hafta vizyona girecek Amerikan filmi “Her”de çok güzel işlenmiş.
Filmde anti sosyal Theodore Twambley’nin (Joaquin Phoenix) Samantha adlı yapay zekalı işletim sistemine günden güne nasıl âşık olduğu anlatılıyor. Samantha’ya sesiyle hayata veren Scarlett Johansson olduğundan ikili arasındaki aşk normal karşılanabilir. Fiziksel olarak interaktif bir ekrandan ibaret Samantha, Theodore’u sabahları nazikçe uyandırıyor, sohbet ediyor, e-postalarını kontrol edip düzenliyor, günlük işlerini hatırlatıyor. Adam da ona olan aşkını gitar çalıp espriler yaparak hatta onu pikniğe götürerek gösteriyor. Buraya kadar her şey çok romantik ve cezbedici. Çünkü kız arkadaşa sürekli aşk veya sevgi mesajları yollamak veya Skype’tan görüntülü aramayla hesap vermek zorunda degilsiniz. Ama sıkıcı olan yanları da var. Yüz yüze iletişim ve fiziksel temas yok, dahası karşınızdaki bir bedene sahip olmadığından seks de yok.
Bunu da kabullendik. Peki teknolojiyle karışık “21’inci yüzyıl aşkı” nasıl bir hal alacak?
İyi ve kötü yönleri
Seks ve ilişki uzmanı Amerikalı Robert Weiss, insan-bilgisayar çiftlerin özellikle teknolojiye takıntılı bir neslin arasında yaygın olacağını ve belki de bunun normal karşılanacağını söylüyor. Delilikleaşk arasındaki ince çizginin aşılması da uzmanlar tarafından çok uzak görünmüyor. Zaten porno filmler ve akıllı telefon uygulamalarıyla kilometrelerce uzaktan kontrol edilebilen ürünler, “sanal cinselliğin” çoktan başladığının kanıtı. Yeni neslin “dijital aşk” dediği kavram bu hafta vizyona girecek Amerikan filmi “Her”de çok güzel işlenmiş.
Filmde anti sosyal Theodore Twambley’nin (Joaquin Phoenix) Samantha adlı yapay zekalı işletim sistemine günden güne nasıl âşık olduğu anlatılıyor. Samantha’ya sesiyle hayata veren Scarlett Johansson olduğundan ikili arasındaki aşk normal karşılanabilir. Fiziksel olarak interaktif bir ekrandan ibaret Samantha, Theodore’u sabahları nazikçe uyandırıyor, sohbet ediyor, e-postalarını kontrol edip düzenliyor, günlük işlerini hatırlatıyor. Adam da ona olan aşkını gitar çalıp espriler yaparak hatta onu pikniğe götürerek gösteriyor. Buraya kadar her şey çok romantik ve cezbedici. Çünkü kız arkadaşa sürekli aşk veya sevgi mesajları yollamak veya Skype’tan görüntülü aramayla hesap vermek zorunda degilsiniz. Ama sıkıcı olan yanları da var. Yüz yüze iletişim ve fiziksel temas yok, dahası karşınızdaki bir bedene sahip olmadığından seks de yok.
Oyundaki sanal karakterle evlendi
Samantha bir bakıma Apple’ın sanal asistanı Siri’nin evrimleşmiş haline benziyor. Neden mi? Siri’nin yapabilecekleri sınırlı; harita aç, yol tarifi al, arama yap vs. Siri’ye “Benimle evlenir misin?” diye sorduğunuzda dahi “Sadece arkadaş kalalım” yanıtını alıyorsunuz. Samantha’nın ise her soruya bir cevabı olması dışında cinsel istekleri bile var. Karşımızda dünyadaki her şey hakkında her şeyi öğrenmek isteyen “biri” duruyor.
Serdar Turgut’un Habertürk’teki “Dijital sevgili” başlıklı yazısında değindiği olay da neredeyse “Her” filmine benzer. Yalnız Japon gençleri “Love Plus” adlı internet sitesinden sohbet edecek sanal bir kız arkadaş seçip onunla vakit geçiriyor. Sohbeti plaj ortamında oluşturduğunuzda kızın sırtına güneş kremi dahi sürebiliyorsunuz. Kız size küsüyor, gönlünü almaya çalışıyorsunuz gibi.
Bir de aynı adda iki adet Nintendo oyunu var ki burada olay daha büyük. Oyunların amacı çok basit; kızlarla flört et, ilişki kur. Ama Japon gencin biri ilişkiye kendini fazla kaptırmış olsa gerek oyundaki sanal karakteriyle evleniyor.
İlişkilerin bu evreye ne zaman geleceği bilinmez, belki yarın belki yarından da uzak. Bu soruya sadece zaman ve teknolojik gelişmeler arasındaki bağ yanıt verebilir. Ancak endişe verici ve çok daha önemli bir nokta var ki zaten bu konunun öncüleriyle sıkı bir birlikteliğimiz var.
Samantha bir bakıma Apple’ın sanal asistanı Siri’nin evrimleşmiş haline benziyor. Neden mi? Siri’nin yapabilecekleri sınırlı; harita aç, yol tarifi al, arama yap vs. Siri’ye “Benimle evlenir misin?” diye sorduğunuzda dahi “Sadece arkadaş kalalım” yanıtını alıyorsunuz. Samantha’nın ise her soruya bir cevabı olması dışında cinsel istekleri bile var. Karşımızda dünyadaki her şey hakkında her şeyi öğrenmek isteyen “biri” duruyor.
Serdar Turgut’un Habertürk’teki “Dijital sevgili” başlıklı yazısında değindiği olay da neredeyse “Her” filmine benzer. Yalnız Japon gençleri “Love Plus” adlı internet sitesinden sohbet edecek sanal bir kız arkadaş seçip onunla vakit geçiriyor. Sohbeti plaj ortamında oluşturduğunuzda kızın sırtına güneş kremi dahi sürebiliyorsunuz. Kız size küsüyor, gönlünü almaya çalışıyorsunuz gibi.
Bir de aynı adda iki adet Nintendo oyunu var ki burada olay daha büyük. Oyunların amacı çok basit; kızlarla flört et, ilişki kur. Ama Japon gencin biri ilişkiye kendini fazla kaptırmış olsa gerek oyundaki sanal karakteriyle evleniyor.
İlişkilerin bu evreye ne zaman geleceği bilinmez, belki yarın belki yarından da uzak. Bu soruya sadece zaman ve teknolojik gelişmeler arasındaki bağ yanıt verebilir. Ancak endişe verici ve çok daha önemli bir nokta var ki zaten bu konunun öncüleriyle sıkı bir birlikteliğimiz var.
Sinema ve TV’de sanal sevgili
* S1M0NE (2002): Al Pacino’nun başrolde olduğu filmde hayatının son zamanlarında düşüşe geçen bir yönetmeni içinde bulunduğu depresyondan kurtaran, sanal ortamda yaratılmış, kaprissiz aktör S1m0ne ve ardından gelen başarı anlatılıyor.
* Black Mirror (2011-...): İngiliz dizisi “Black Mirror”da teknolojiyle aşk arasındaki ilişkinin karanlık tarafı anlatılıyor. Dizinin her bölümünde
-bunlar birbirinden bağımsız- teknolojik ürünler/uygulamaların insan hayatını kolaylaştırmak yerine nasıl altüst ettiğinden bahsediliyor.
* Electric Dreams (1984): İngiliz-Amerikan yapımı komedi-dram filmi, bir adam, bir kadın ve bir bilgisayar arasındaki aşk üçgenini anlatıyor. Üzerine yanlışlıkla içki dökülen bilgisayarın dellenip kendisini Edgar olarak tanıtmasının ardından komşu kızına âşık olup ona adanmış aşk şarkıları yazması konu edilmiş.
* Black Mirror (2011-...): İngiliz dizisi “Black Mirror”da teknolojiyle aşk arasındaki ilişkinin karanlık tarafı anlatılıyor. Dizinin her bölümünde
-bunlar birbirinden bağımsız- teknolojik ürünler/uygulamaların insan hayatını kolaylaştırmak yerine nasıl altüst ettiğinden bahsediliyor.
* Electric Dreams (1984): İngiliz-Amerikan yapımı komedi-dram filmi, bir adam, bir kadın ve bir bilgisayar arasındaki aşk üçgenini anlatıyor. Üzerine yanlışlıkla içki dökülen bilgisayarın dellenip kendisini Edgar olarak tanıtmasının ardından komşu kızına âşık olup ona adanmış aşk şarkıları yazması konu edilmiş.
Tek yastıkta
Eşi ya da sevgilisi olmadan bir gece dahi geçirmek istemeyenler için çözüm Pillow Talk yastık. iOS/ Android’le uyumlu aparatı takan sevgililer birbirlerinin kalp atışlarını yastıktan duyabiliyor. Sevgiliniz yattığında yastık parıldamaya başlıyor.
Eşi ya da sevgilisi olmadan bir gece dahi geçirmek istemeyenler için çözüm Pillow Talk yastık. iOS/ Android’le uyumlu aparatı takan sevgililer birbirlerinin kalp atışlarını yastıktan duyabiliyor. Sevgiliniz yattığında yastık parıldamaya başlıyor.
Etiketler:
bebek kamerası,
dalış,
dünya,
güvenlik,
htc,
iphone,
iphone5,
iphone6,
kamera,
kore,
mobil,
mobil eyes,
mobile,
paraşüt,
projeksiyon,
samsung,
sevgililergünü
Apple’ın kurucusu Android’li iPhone istiyor Android işletim sistemiyle çalışan bir iPhone! Steve Wozniak bunun iyi bir fikir olduğunu düşünüyor.
Dünyanın en ünlü mühendislerinden, Steve Jobs ile Apple’ı kuran adam Steve ‘Woz’ Wozniak, son dönemlerde Android’i ve bazı başarılı Android’li akıllı telefonları öven açıklamalar yapmıştı. Bu açıklamaların çoğu, “yiğidi öldür hakkını yeme” tadında olduğundan, normal karşılanmıştı. Woz’un son bombası ise, Google’ın Android işletim sistemiyle çalışan bir Apple akıllı telefonu görmek istediğini söylemesi oldu.
“Apple’ı Android pazarının dışında tutacak hiçbir sebep göremiyorum” diyen Woz, “Gayet iyi rekabet edebilirdik. İnsanlar, bizim yaptığımız tasarımı ve üretimi, çoğu Android telefona tercih ediyor. İki alanda da aynı anda oynayabilirdik” diye devam ederek, Apple’ın Android’li akıllı telefonlar yapmasının, iyi bir fikir olduğunu düşündüğünü belirtti.
Tabii Woz yıllardır Apple’ın bir parçası değil. Yani, tüm bu açıklamalar, iOS 8 ve iPhone 6 üzerinde çalışan Apple’ı pek de bağlamıyor. Üstelik bu, Woz’un ilk Android sevdalısı açıklaması da değil. Daha önce, Samsung’un telefonlarını beğendiğini belirtmiş ve “Galaxy Note 3, S4 ve S3 gerçekten çok iyi telefonlar” demişti. Bir keresinde de “Aslında ben Windows Phone 8'i seviyorum, yani görünüşünü” diyerek ilginç bir çıkış yapmıştı.
Etiketler:
anne,
bebek kamerası,
htc,
iphone,
iphone5,
mobil eyes,
paraşüt,
projeksiyon,
samsung,
sevgililergünü,
spor,
su altı,
teknoloji,
world
6 Şubat 2014 Perşembe
iPhone 6'nın muhtemel iskeleti
Apple’ın bu yıl tanıtacağı yeni iPhone’u nasıl olacak? Bugüne kadar iPhone 6 hakkında neler öğrendik? İşte Apple’ın son bombası iPhone 6’nın muhtemel iskeleti…
iPhone 3G ve 3GS’nin ardından iPhone 4 ve 4S ile yeni bir tasarıma geçen Apple, iPhone 5 ve 5S ile de daha uzun ve ince bir telefon tasarımını kullanmayı tercih etti.
iPhone 6’nın da yepyeni bir tasarımla satışa sunulması bekleniyor. Ancak cihazın tasarımı konusunda da birbirinden çarpıcı iddialar var.
Samsung ile başlayan geniş ekranlı akıllı telefon dönemi kullanıcılardan yoğun ilgi görünce Apple’ın da bu akımdan geri kalmayarak iPhone 6’da geniş ekran kullanabileceği düşünülüyor.
İddialara göre Apple 4.7, 5.5 veya 6 inç genişliğinde bir iPhone ortaya çıkarabilir.
Ancak Apple’ın iPhone 6 ile birlikte ekran genişliğini artırsa bile HTC’nin 5.9 inç ekranlı HTC One Max kadar geniş bir ekran taşıma ihtimalinin düşük olduğunu ve iPhone’un 5 inç’lik bir ekrana sahip olma olasılığının epey yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Yeni iPhone çok daha ince bir tasarıma sahip olacak. Genişleyen ekranı nedeniyle ağırlaşacak olan iPhone bu sayede ortalama bir ağırlığa kavuşacak.
Mevcut iPhone 7.6 mm kalınlığına sahipken, yeni iPhone’da bu rakamın 6 milimetreye kadar düşeceği tahmin ediliyor.
Apple iPhone 5S’lerde kullanılan 8 megapiksel dahili kamerayı iPhone 6’ya da taşıyacak; ancak yeni kamerada optik imaj stabilizasyon sistemi de yer alacak ve bu sayede fotoğraflar çok daha kaliteli olacak.
Apple her yıl telefonlarında kullandığı işlemciyi geliştiriyor ve hızlandırıyor. Mevcut iPhone’larda kullanılan A7 işlemcinin ardından yeni iPhone’da A8 isimli yepyeni bir işlemciyi bekleyebiliriz.
iPhone’ların en büyük sorunu hiç şüphesiz kısa sürede biten batarya ömürleri… Yeni iPhone daha geniş bir ekrana sahip olacağından çok daha geniş bir bataryanın kullanılacağı anlamına geliyor.
Hal böyle olunca iPhone 6’ların çok daha uzun bir batarya ömrüne sahip olacağını söylemek pek de yanlış olmayacak.
Akıllardaki bir diğer soru da yeni iPhone’un isminin ne olacağı… Bu konuda henüz net bir şey yok; ancak çok daha ince ve geniş bir ekrana sahip olacağı için isminin iPad Air’de olduğu gibi iPhone Air olması kuvvetle muhtemel.
Veya Apple standart isim çizgisini hiç değiştirmeyip iPhone 6 ile de yoluna devam edebilir.
Her ne kadar Apple’a yakın bazı kaynaklar mayıs ayını işaret etse de, Apple’ın her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni iPhone’unu eylül ayında tanıtması bekleniyor.
Etiketler:
aksiyon,
anne,
bebek güvenliği,
bebek kamerası,
dalış,
dünya,
htc,
iphone,
iphone6,
kamera,
kore,
mobil,
mobil eyes,
mobile,
projeksiyon,
samsung,
spor,
su altı,
teknoloji,
world
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









